14 Mart 2008

A. Dilâçar

Kategori: DİL DEVRİMİNE HİZMET EDENLER — admin @ 13:21

                        
(22 Mayıs 1895 -12 Eylül 1979)
    

    Türkçeye ve Türkiye’ye tutkun bir bilgindi. Atatürk’e, Türk Devrimine yürekten bağlıydı; anadili Türkçe olanların kimisi de Türkçeyi onun gibi sevseydi, Dil Devriminin önüne dikilmezlerdi. Dilâçar, yazılarına çoklukla “A. Dilâçar” diye imza atardı; kimilerinin sandığı gibi, Ermeni olduğu ve “Agop”u kullanmaktan sakındığı için değil. Dilâçar soyadını ona Atatürk vermişti; kendi deyişiyle bu soyadı, onun gerçek adıydı. Bu adı yaşamı boyunca Atatürk ve Türkçe sevgisiyle birlikte taşımış; Atatürk’ün isteği üzerine üstlendiği Türk Dil Kurumu’ndaki “başuzman” sanını onurla korumuştur. TDK’de birlikte çalıştığı genç dilciler onun ağzından şu tümceyi sıklıkla duymuştur: “Yaşamım burada, Türk Dil Kurumu’ndaki masamda bitsin isterim.”

     Yazık ki bu isteği gerçekleşmedi; 1979 yazında dinlenmek için gittiği İstanbul’un Büyükderesinde hastalandı. Cerrahpaşa Hastanesine kaldırıldı ve 12 Eylül 1979’da 84 yaşındayken öldü.

      Babası Kayserili, annesi Yozgatlıdır. Dedesi Kayseri’de tanınmış bir tüccardır; dedesinin isteğiyle İstanbul’a taşınırlar.[1] Agop Martanyan, 22 Mayıs 1895’te İstanbul’da, Büyükdere’de doğmuştur. Dilâçar’ın çocukluğu Büyükdere ile Gedikpaşa arasında geçer. Annesinden Ermeniceyi öğrenir, ilköğretimine İngilizce öğretim yapan bir Amerikan okulunda başlar, ortayı da orada bitirir. Bu sırada İngilizcenin yanı sıra Rumca ve İspanyolca ile tanışır. Okulunun haftalık dergisinin sorumluluğunu taşımakta, basım yayım denemeleri yapmaktadır.

     1910’da Amerikan (Robert) Koleje başlar. Çok okuyan, araştıran bir öğrencidir: Latince, Yunanca, Almanca öğrenmek için çabalamaktadır. Okulun yabancı öğrencileriyle yakın ilişkiler kurarak onların dilini de bildiklerine eklemeye başlar. Rusça ve Bulgarca ile ilgili ilk bilgileri bu yolla edinir. Bu arada okulun bütün seçmeli derslerini alan tek öğrencidir. Bitkibilim, yerbilim, madencilik gibi alanları da merak etmesi, dahası yalnızca kız öğrencilere verilen yemek derslerine bile girmesi öğretmenlerini şaşırtmaktadır. Bu çalışmaları, onun ileride başarılı bir ansiklopedici olacağının muştucusudur.

     Genç Agop, yaşıtlarını türlü toplumsal etkinliklere yönlendirmekte, çoğu kez etkinliklerin düzenleyicisi olmakta, bu arada Türkçeye ilgisi yoğunlaşmaktadır. Türkçe dersine duyduğu bu sıcak ilgide öğretmeni Tevfik Fikret’in payı büyüktür. Fikret’in dersini sürekli izleyen üç öğrenciden biridir. Türkçe dersine olduğu gibi öğretmenliğe de sıcak bakmaya başlar.

     Robert Koleji, “Nevyork Bilim Ödülü”nü alarak bitirir (1915); okulu bitirdiğinin ikinci günü askere alınır. Osmanlı İmparatorluğunun, Birinci Dünya Savaşına katılan yedek subaylarından biri olarak Diyarbakır’daki 2. Orduya gönderilir. Buradan Kafkas Cephesine gider, bir çatışmada yaralanır; cephede gösterdiği başarıdan dolayı madalya ile ödüllendirilir. Savaştaki çatışmaların durulduğu bir sırada Alman subaylara Türkçe öğretmeye başlar. Yabancı subayların elinde J. Németh’in “Türkische Grammatik”i vardır; bu yapıt Agop’un da ilgisini çeker. Bu sıradaki Sovyet Devriminin (1917) etkisiyle dersler tavsar, azınlık subayların kimisi doğudaki cephenin gevşemesinden yararlanarak savaştan kaçmaktadır. Bu subayların kaçışını önlemek için onların Güney Cephesine gönderilmesi düşünülür; Agop da Güney Cephesinin yolunu tutar. O, üstlerince sevilen disiplinli bir askerdir; bu nedenle ona “mevcutlu gönderme” yöntemi uygulanmaz. Ama yanına verilen erlerin bir kısmı Halep’e ulaştıklarında, onu yalnız bırakarak geri dönerler.

     Bir Osmanlı subayı olarak ülkesinin başındaki belaları gören Agop’un bu işe çok canı sıkılır. Asteğmen Agop’u derinden yaralayan, Mustafa Kemal’in komutasındaki 7. Ordunun karargâhına vardığında, Kafkas cephesinden gelen, madalyalı onurlu bir asker olarak değil de “casus” kuşkusuyla Mustafa Kemal’in karşısına çıkarılması olur. Bu suçlamanın nedeni, Halep’teki tutsak bir İngiliz subayıyla İngilizce konuşmasıdır.

     Mustafa Kemal’in karşısına yanındaki süngülü bir erle çıkarıldığında üstünde bululan “tabancası, ilmühaber” ve bir “kitap” kendisini getiren yüzbaşının elinde durmaktadır. Paşa sorar, “Sen niye kaçmadın?”  Agop, birden sinirlenir. “Kaçmadığıma teessüf ediyorum. Ben bu vatan için kan dökmüşüm, bu madalya sahte değil. Kafkas cephesinden kaçmayan, herhalde Şam sokaklarından kaçacak değildir! Emir buyurun süngüyü çıkarsınlar.”

     Mustafa Kemal, özenli davranır, Agop’un yanındaki ere süngüsünü çıkarmasını söyler. Agop’un üstünden çıkanlar masanın üstüne konur. Agop kitap hakkında Mustafa Kemal’e bilgi verir. Bu kitaptaki kimi bilgileri saatlerce tartışırlar. Agop’un Türkçeye ilişkin açıklamaları ve kitabın Latin harfleriyle yazılmış olması Mustafa Kemal’i etkiler. Çünkü ilk kez Türkçenin Latin harfleriyle yazılışını görmüştür. Kitapta geçen “kaba Türkçe” tanımlamasından da rahatsız olur.

    Savaş bitince Dilâçar Sofya Üniversitesinden çağrı alır ve eşi Meline Hanımla birlikte gider. İstanbul’daki bir Ermeni gazetesine Türkçeyle ilgili ilginç yazılar göndermektedir. Bu yazıların Türkçeye çevrisini okuyan Atatürk, yazarı tanıdığını anımsar. Bu sırada 1. Türk Dili Kurultayı için hazırlıklar yapılmaktadır. Dilâçar da kurultaya çağrılır, bildiri sunar.

     Dilâçar, kurultay bitince İstanbul’a yerleşir. Dolmabahçe Sarayında Atatürk’ün masasındaki dil tartışmalarına katılmakta, bir yandan Türkçenin eski değerlerini araştıran yazılar yazmakta, bir yandan da çeşitli okullarda ders vermektedir. 2. Türk Dili Kurultayındaki bildirisi de ilgiyle karşılanır. Bu bildiri yaşamının yönünü değiştirmiştir. Çünkü bu kurultaydan sonra artık TDK’nin başuzmanıdır.

     Türk Dil Kurumu’ndaki yeni görevine başlamak için Ankara’ya taşınır (1934). Bu tarihten sonra Dilâçar, hep övünçle söylediği gibi Ankaralıdır. Gündüzleri erken saatlerde TDK’deki işinin başındadır, geceleri çoğunca Çankaya Köşkünde Atatürk’ün düzenlediği dil toplantılarına katılmaktadır. Yazları da aynı toplantılarda bulunmak üzere İstanbul’a gider. Bu toplantılarda özellikle yabancı sözcüklerin kökenlerine ilişkin ayrıntılı, belgelere dayalı bilgiler sunmaktadır.

     Dilâçar yalnızca sözcüklerin kökenlerine değil, o yıllarda Atatürk’ün çok ilgisini çeken Güneş Dil Kuramına ilişkin de çok yönlü araştırmalar yapmaktadır. Atatürk ona var olan görevlerinin yanı sıra başka bir iş daha önerir. 1936’da açılan Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesinde “genel dilbilim, dilbilim tarihi” dersleri verecektir.

     1938’de Atatürk’ün ölümü onu çok sarsar. Atatürk’ün verdiği görevleri, dil tutkusunu yaşatmak için işlerine dört elle sarılır. Fakültedeki dersleri sürerken Türk Ansiklopedisinin danışmanlığını da üstlenir. 1950’de DTCF’deki görevi sona erer, yalnızca TDK’ye ve ansiklopediye emek verir. TDK’deki yabancı dille yapılacak bütün yazışmaları üstlenmekte, yabancı dilcilerle iletişim kurmakta, TDK kitaplığının zenginleşmesi için yerli yabancı bütün yayınları izlemekte, bu arada Türkçenin ve lehçelerinin gelişimi üzerine, tüm dilcilerin bakış açısını genişleten bilimsel yazılar yazmaktadır.

Dilâçar’ın ortaya koyduğu görkemli yazılar, yapıtlar Türkçeyle ilgili çalışma yapanlar için sonsuza dek temel kaynak olacaktır. Yalnızca Dil, Diller ve Dilcilik adlı yapıtının bile aradan geçen bunca zamanda hâlâ bütün dilbilimcilerin temel kaynaklarından olduğu unutulmamalıdır. Buraya aktardığımız üç yazısı, Atatürk’ün dil sevgisine ve çalışmalarına tanıklık etmiş bir bilginden, genç kuşaklara önemli bir kalıttır. Özellikle Güneş Dil Kuramı için, belgeye dayanmayan türlü savların yeniden gündeme getirildiği 2000’li yıllarda “Atatürk ve Türkçe” adlı yazısı önemli bir kaynaktır.

     Dilâçar’ın düşünceleri, yapıtları, dil ve yurtseverliği, Türkçeye ve devrime verdiği emek, bugün de hepimize örnek olmaktadır.
Onu saygıyla anıyor, Türkçeye verdiği emeğin ve yapıtlarının gelecek kuşaklar için de yol gösterici olacağına inanıyoruz.

Yorum yapılmamış »

Darn, no comments yet.

Tasarim GececiSezgin.
Tüm Hakları Saklıdır AsilDİl.Com - Veri Tabanı Wordpress dir.

Yeniliklerimiz  - Küçük Emrah Arama Motoru - ASP Script Arşivi  -  C++ - HTML - Java - XML, VRML, CSS - Cgi - Perl - PhP - Asp - Web Programlama - Delphi - PHP Script Arşivi - Yeni Başlayanlar - Bilim Teknoloji Haberleri - Kültür ve Sanat Haberleri - Sağlık Haberleri - Formula1 Haberleri - Spor Haberleri - Ekonumi Haberleri - Dünyadan Haberler - Türkiye'den Haberler -  Güneydogu Anadolu Bölgesi  -  Dogu Anadolu Bölgesi - Ic Anadolu Bölgesi -  Marmara Bölgesi - Ege Bölgesi - Karadeniz Bölgesi - Akdeniz Bölgesi -  CöpCatan - Aşk Üzerine E-kartlar - Aşk SMS Sözleri - Aşk Şiirleri - İtiraf Ediyorum -  Aşk'a Dair - Aşiklar Cafesi - Aşk Öyküleri - Aşk MektupLarı - Tasarim Paylasimi - Wallpaper - Font - PSD - Plug-in - Actions - Patterns - Shapes - Brushes - Gradients - Styles - Photoshop Eklenti - Diğer - Düğme ve İkonlar - Doku ve DesenlerWeb Grafikleri - Resim & Fotoğraf Efektleri - Yazı Efeketleri - Temel Bilgiler - Photoshop Dersleri - Korktuğunuz Anılarınız - Korkunç HikayelerKorkunç Videolar - Korkunç Resimler  - Yaprak Dökümü - SınıfEzo Gelin - Doktorlar - Pars Narko Terör - Görgüsüzler - Arka Sokaklar - Parmaklıklar Ardında - Genco - Bez Bebek - Kavak Yelleri - Annem - Kurtlar Vadisi - Arka Sıradakiler - Diziler - Diğer Spor Dalları - Basketbol - Diğer Kulüpler - Fenerbahce - Galatasaray - Besiktas  - Futbol - Motosikletler  - TekNik BiLgiLer - Otomobil - P2m Bölümü - Alt Yazilar - Emule & Türevleri - DC++ - Bittorrent - Dosya Paylaşım Programları - Programlama & Elektronik -  Ses & Video - AntiVirüs & Güvenlik - Crack & Serial - Program Download - MsN Programları - Smileyler - Nickler - Avatarlar - MsN Mesenger - Grafik & Tasarım - WebMaster - Mesajlaşma Programları ve Yardımlaşma - Resimli Program Anlatımları - Linux - Windows - İşletim Sistemleri - Püf NoktalarıParça: Tavsiye - Öneri - Donanım - Remix - Rock - PoP - Slow - HipHop - Arabesk - Rap - Türkü Hikayeleri - Gitar Akortları - ŞaRKı SözLeri - Yabancı Video klip ve Konser - AmaTör ÇaLışmaLAr - Dj PaYLaŞımLarı - Yerli Video Klip ve Konser - Resim - Video Paylaşım Alanı - Alış/Satış - Takas - Server Kurulumu - Kurulu Serverlar - Private serverlar - Online Oyunlar - İstek Oyunlar - Oyun Haberleri - Oyun Hileleri ve Püf Noktaları - Patch , Crack , Serial ve Save Game - Konsollar & Oyun Emulasyonları - Oyun Download - Öğretmenlerin Alanı - Ödev Dağıtımı - Öss ve ÖsYm - Liseler - Yurt Dışında Eğitim Ve Yaşamak - Kampüsümüz - Eğitim-Öğretim - Diğer DillerFransızca - ingilizce - almanca  Yabancı Diller - Cep Teknolojileri - Sevgi Mesajları - Bayram Mesajları - MMS - Bedava SmS - Cep SmS - Cep Telefonu Temaları - Cep Telefonu Müzikleri - Cep Telefonu Oyunları - Cep Telefonu Videoları - Cep Telefonu Programları - Cep Telefonu Genel - Telefon Arızaları ve Sorunları - Her TeLdeN - FanClup - BiLmeceLer , testLer ve Zeka OyunLArı - Şehir ResimLeri - iLginç FoToğrafLar - Fotoğraflar - Forum Oyunları - Komik Resimler - Komik Videolar - Komik YAzlıar & Hikayeler - Fıkralar - Geyik Burada - BiLiyor muydunuz? - GeneL KüLtür - AtAtürk KöşeSi - SosyoLoJi - PsikoLoJi - FeLsefe - Tarih - E-BooK - Sinema,Konser Tiyatro - Ayrılık Şiirleri - Şiir Bölümü - Kitap Dergi Resim ve Animasyonlar - Edebiyat, Öykü, Hikaye ve Anı - Güvenlik Haberleri - En Güncel Exploitler  - Vulnerabilities - Mail - Msn - Yahoo Mail Box Güvenliği - WebSayfaların Güvenliği - BlueHayat.Com Magazinde haberleri - BlueHayat O An - Oyun - Çocuk Eğitimi - Aşk ve Evlilik - Cinsel Yaşam ve Sorunları - Kadın Sağlığı - Giyim , Bakım ve Moda - Damak Keyfi - BayanLara Özel Bilim ve Teknoloji - TaTiL ve gEzi - TüRk aSkerimiz - Kırmızı Çizgi - Dini Konular - Garip ve Esrarengiz Olaylar - Sağlık - Güncel Konular - Kuşlar - Köpekler - Kediler - Akvaryum Dünyası - HayvanLar aLemi - BlueHayat İçin Yaptıklarımız - Ayın En İyİ Paylaşımcısı - Resim Yarışması - Yarışmalarımız - Anketler - Forum KuLLanımı - Recep İvedik İndir  - Yakalamaç Oyunu İçin Tıkla -
Varmısın Yokmusun Oyunu İçin Tıkla