<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<!-- generator="wordpress/2.3.3" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	>

<channel>
	<title>AsilDİl Kültür Araştırma Topluluğu</title>
	<link>http://www.asildil.com</link>
	<description>Asil Dil Kültür Araştırma Topluluğu</description>
	<pubDate>Wed, 28 May 2008 04:19:31 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.3.3</generator>
	<language>en</language>
			<item>
		<title>www.asildil.tr.gg ilk hedefte yenikler</title>
		<link>http://www.asildil.com/wwwasildiltrgg-ilk-hedefte-yenikler/</link>
		<comments>http://www.asildil.com/wwwasildiltrgg-ilk-hedefte-yenikler/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 28 May 2008 04:19:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[www.asildil.tr.gg Savaş]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.asildil.com/wwwasildiltrgg-ilk-hedefte-yenikler/</guid>
		<description><![CDATA[www.asildil.tr.gg liler ilk amacımda yenildiler ve googleden uf oldular delil olarakda http://www.google.com.tr/search?hl=tr&#38;q=AsilD%C4%B0l+K%C3%BClt%C3%BCr+Ara%C5%9Ft%C4%B1rma+Toplulu%C4%9Fu&#38;btnG=Ara&#38;meta= bakabilirsiniz.
 
ikinci hedefim kendi site adlarından yok etmek bu zor olacak ama olsun amaç amaçdır. uzun süredir siteye bakamıyorum zaten hiç ilgilenemedim desem yeri var ama yazacam ara sıra böle ki onların nasıl ezik oldukları gösterecem

]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3 class="storytitle"><strong><a href="http://www.asildil.com/wwwasildiltrgg/" rel="bookmark">www.asildil.tr.gg</a> liler ilk amacımda yenildiler ve googleden uf oldular delil olarakda http://www.google.com.tr/search?hl=tr&amp;q=AsilD%C4%B0l+K%C3%BClt%C3%BCr+Ara%C5%9Ft%C4%B1rma+Toplulu%C4%9Fu&amp;btnG=Ara&amp;meta= bakabilirsiniz.</strong></h3>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>ikinci hedefim kendi site adlarından yok etmek bu zor olacak ama olsun amaç amaçdır. uzun süredir siteye bakamıyorum zaten hiç ilgilenemedim desem yeri var ama yazacam ara sıra böle ki onların nasıl ezik oldukları gösterecem<br />
</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.asildil.com/wwwasildiltrgg-ilk-hedefte-yenikler/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>www.asildil.tr.gg</title>
		<link>http://www.asildil.com/wwwasildiltrgg/</link>
		<comments>http://www.asildil.com/wwwasildiltrgg/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 17 Apr 2008 17:04:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[www.asildil.tr.gg Savaş]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.asildil.com/wwwasildiltrgg/</guid>
		<description><![CDATA[Savaşımız Başlamışdır Savaşımızı Kimin Yendiğini Google Karar verecek ben Büyük Oynicam Artık Şah Düşmeden Oyun Bitmez Bende Tek Bir Şah kaldı ve Onları Yenecem Ellerinden kendi Sitelerinin Adını Googleye Yazdıklarında 2 Sıralarda Hatta 3 Sıralarda bi sıra aldım ellerinden www.asildil.tr.gg yazınca googleye karşılarına kocaman bir şekilde benim kişisel sitem çıkıyordu www.sezginkalmis.com çıkıyordu lamelere savaş açıldı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Savaşımız Başlamışdır Savaşımızı Kimin Yendiğini Google Karar verecek ben Büyük Oynicam Artık Şah Düşmeden Oyun Bitmez Bende Tek Bir Şah kaldı ve Onları Yenecem Ellerinden kendi Sitelerinin Adını Googleye Yazdıklarında 2 Sıralarda Hatta 3 Sıralarda bi sıra aldım ellerinden www.asildil.tr.gg yazınca googleye karşılarına kocaman bir şekilde benim kişisel sitem çıkıyordu www.sezginkalmis.com çıkıyordu lamelere savaş açıldı ve yenen ben olacam şahım salam basıyor</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.asildil.com/wwwasildiltrgg/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>AsilDİl Kültür Araştırma Topluluğu</title>
		<link>http://www.asildil.com/asildil-kultur-arastirma-toplulugu-2/</link>
		<comments>http://www.asildil.com/asildil-kultur-arastirma-toplulugu-2/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 12 Apr 2008 16:43:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Kendi Yazılarım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.asildil.com/asildil-kultur-arastirma-toplulugu-2/</guid>
		<description><![CDATA[Hayin Google Hani Linki Sİldim  burada ilk sıra benimdi neden sayfalarca ben yokum neden bana böle bişi yapdın hayin google free siteler çokmu hoşuna gidiyo sana sinir oldum beni seviyosan eğer beni eski sırama geri alırsın bunu sok kafana google oraya sen kendin getirmessen ben gelecem bunuda unutma inat değilmi birilerine sinirimden siteyi kapadım [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hayin Google Hani Linki Sİldim <img src='http://www.asildil.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> burada ilk sıra benimdi neden sayfalarca ben yokum neden bana böle bişi yapdın hayin google free siteler çokmu hoşuna gidiyo sana sinir oldum beni seviyosan eğer beni eski sırama geri alırsın bunu sok kafana google oraya sen kendin getirmessen ben gelecem bunuda unutma inat değilmi birilerine sinirimden siteyi kapadım açmadım bi kaç gün hemen postayı koymuşsun bize yazıklar olsun be bukadarmıydı hatrımız <img src='http://www.asildil.com/wp-includes/images/smilies/icon_razz.gif' alt=':P' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Hayin Pis kıcık Google yakdın beni sen yakdın Son Sözüm Düyüne Gidiyorum Geldiğimde orada olacam yoksa külahları değişiriz haberin olsun</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.asildil.com/asildil-kultur-arastirma-toplulugu-2/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>AsilDİl Kültür Araştırma Topluluğu</title>
		<link>http://www.asildil.com/asildil-kultur-arastirma-toplulugu/</link>
		<comments>http://www.asildil.com/asildil-kultur-arastirma-toplulugu/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 12 Apr 2008 16:04:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Kendi Yazılarım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.asildil.com/asildil-kultur-arastirma-toplulugu/</guid>
		<description><![CDATA[Konunun adı ne güzel demi okuyucular bencede çok güzel biz  17 yaşında 2  - 3 veya 4 - 5 arkadaşdık ama bir bakdım tek kalmışım nekadar kötü demi ama ilk başdaki amacımız nasıldı süper değilmi bencede çok güzeldi ama anlaya bu devirde kimseye güven olmaz .
AsilDil dediler elimde avcumda ne varsa bildiğim kattığım herşeyimi onlarla [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Konunun adı ne güzel demi okuyucular bencede çok güzel biz  17 yaşında 2  - 3 veya 4 - 5 arkadaşdık ama bir bakdım tek kalmışım nekadar kötü demi ama ilk başdaki amacımız nasıldı süper değilmi bencede çok güzeldi ama anlaya bu devirde kimseye güven olmaz .</p>
<p>AsilDil dediler elimde avcumda ne varsa bildiğim kattığım herşeyimi onlarla paylaşdım bi bakdım yanlız kaldım artık herzaman yazacam hep kendim yazacam şu nalet olasıca Fatsada yaşıyorum yaşıyorumya sormayın gecem çıkmaz sabahıma hasket kaldım gülen yüze herkez kahpe hayat sahde be</p>
<p>Böyle dostluğun ben ta içine edim herzaman kendim varsan varsın başkası ile yola çıkılmaz artık yanlızım be bu siteyi bir gün herkeze duyuracam ve duyacaklar bu çocuk neler yazmış be dicekler</p>
<p>Bu Günlük Bukadar Yeter sürekli yazacam zaten</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.asildil.com/asildil-kultur-arastirma-toplulugu/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Türkçe Tartışma Topluluğu</title>
		<link>http://www.asildil.com/turkce-tartisma-toplulugu/</link>
		<comments>http://www.asildil.com/turkce-tartisma-toplulugu/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 10 Apr 2008 13:24:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Tdk' Alıntılar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.asildil.com/turkce-tartisma-toplulugu/</guid>
		<description><![CDATA[Türkçe Dostları,
Türkçe ile ilgili çeşitli konuları tartışabileceğiniz; düşüncelerinizi, önerilerinizi paylaşabileceğiniz; belirli tartışma konularının yanı sıra ilginizi çeken dil konularında farklı görüşleri öğrenmek için yeni tartışma konularını açabileceğiniz Türkçe Tartışma Topluluğu (TTT)’nu hizmetinize sunuyoruz (http://tdk.org.tr/tartisma). Türk Dil Kurumunun çalışmaları ve yayınlarıyla ilgili görüşlerinizi, yeni söz ve terim önerilerinizi de gündeme getirebileceğiniz TTT’de zaman zaman gündemdeki dil [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Türkçe Dostları,</p>
<p class="metin" align="justify">Türkçe ile ilgili çeşitli konuları tartışabileceğiniz; düşüncelerinizi, önerilerinizi paylaşabileceğiniz; belirli tartışma konularının yanı sıra ilginizi çeken dil konularında farklı görüşleri öğrenmek için yeni tartışma konularını açabileceğiniz Türkçe Tartışma Topluluğu (TTT)’nu hizmetinize sunuyoruz <strong>(<a href="http://tdk.org.tr/tartisma">http://tdk.org.tr/tartisma</a>)</strong>. Türk Dil Kurumunun çalışmaları ve yayınlarıyla ilgili görüşlerinizi, yeni söz ve terim önerilerinizi de gündeme getirebileceğiniz TTT’de zaman zaman gündemdeki dil sorunlarıyla ilgili görüşlerinizi de alabileceğimiz tartışma öbekleri de oluşturulabilecektir. Üyeler, mevcut tartışma topluluklarının alt öbeklerini açabilecekleri gibi (Söz gelimi Yazım Tartışma Topluluğu’nun alt öbeği olarak Birleşik Sözlerin Yazılışı, Terim Tartışma Topluluğu’nun alt öbeği olarak da Bilgisayar Terimleri Öbeği oluşturulabilir.) yeni bir tartışma topluluğu kurarak ilgi alanlarına göre tartışma başlatabilirler. TTT’ye üyelik ücretsizdir. Üye olabilmek için ilgili sayfaya bilgilerinizi yazmanız yeterli olacaktır. Üyelerin topluluğa gönderdiği iletiler TTT Yöneticisi (TTT-Y) tarafından onaylandıktan sonra sayfada görülebilecektir. Tartışılan konuyla ilgili olmayan, hakaret içeren, kişilik haklarına saldıran ve yasalara göre suç içeren ifadeler taşıyan iletiler onaylanmayacaktır. Üyelerin açacağı tartışma öbekleri Türkçe konulu olmalıdır. Üyelerin Türkçe ile ilgili olmayan tartışma öbeklerinin açılması önerisi kabul edilmeyecektir. Türkçe ile ilgili olmak kaydıyla üyelerin duyuruları da topluluğa dağıtılacaktır.</p>
<p class="metin" align="justify">Sayfalarımız Türkçe ile ilgili iletilerinize açılmıştır.</p>
<p class="metin" align="justify">Yeni tartışma öbekleri konusundaki önerilerinizi de bekliyoruz.</p>
<p class="metin" align="justify">Tartışmalarınızın Türkçenin geliştirilmesine, zenginleştirilmesine, özleştirilmesine katkıda bulunmasını dileriz.</p>
<p class="metin" align="justify">Bilgilerinize sunar, dilimize ve Kurumumuza gösterdiğiniz ilgiye teşekkür ederiz.</p>
<p class="metin" align="justify">Saygılarımızla.<br />
Türk Dil Kurumu</p>
<p><strong>Bu Döküman Türk Dil Kurumundan Alıntıdır. </strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.asildil.com/turkce-tartisma-toplulugu/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>A. Dilâçar</title>
		<link>http://www.asildil.com/a-dilacar/</link>
		<comments>http://www.asildil.com/a-dilacar/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 14 Mar 2008 11:21:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[DİL DEVRİMİNE HİZMET EDENLER]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.asildil.com/a-dilacar/</guid>
		<description><![CDATA[
                         
(22 Mayıs 1895 -12 Eylül 1979)     
    Türkçeye ve Türkiye’ye tutkun bir bilgindi. Atatürk’e, Türk Devrimine yürekten bağlıydı; anadili Türkçe olanların kimisi de Türkçeyi onun gibi sevseydi, Dil Devriminin önüne dikilmezlerdi. Dilâçar, yazılarına çoklukla “A. Dilâçar” diye imza atardı; kimilerinin sandığı gibi, Ermeni olduğu ve “Agop”u kullanmaktan sakındığı için değil. Dilâçar soyadını ona [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h1></h1>
<p class="MsoNormal" style="margin-top: 2.8pt; text-indent: 19.8pt; line-height: 14pt; text-align: justify">                     <img src="http://www.dildernegi.org.tr/TR/resimgoster.aspx?DIL=1&amp;BELGEANAH=603&amp;RESIMISIM=dilacarKucuk.JPG" height="268" width="206" /><strong><span style="font-family: Arial"><font size="2">    </font></span></strong><strong><span style="font-family: Arial"><font size="2"><br />
(22 Mayıs 1895 -12 Eylül 1979)</font></span></strong><font face="Arial" size="2">     </font></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top: 2.8pt; text-indent: 19.8pt; line-height: 14pt; text-align: justify"><font face="Arial" size="2">    Türkçeye ve Türkiye’ye tutkun bir bilgindi. Atatürk’e, Türk Devrimine yürekten bağlıydı; anadi</font><font face="Arial" size="2">li Türkçe olanların kimisi de Türkçeyi onun gibi sevseydi, Dil Devriminin önüne dikilmezlerdi. Dilâçar, yazılarına çoklukla “A. Dilâçar” diye imza atardı; kimilerinin sandığı gibi, Ermeni olduğu ve “Agop”u kullanmaktan sakındığı için değil. Dilâçar soyadını ona Atatürk vermişti; kendi deyişiyle bu soyadı, onun gerçek adıydı. Bu adı yaşamı boyunca Atatürk ve Türkçe sevgisiyle birlikte taşımış; Atatürk’ün isteği üzerine üstlendiği Türk Dil Kurumu’ndaki “başuzman” sanını onurla korumuştur. TDK’de birlikte çalıştığı genç dilciler onun ağzından şu tümceyi sıklıkla duymuştur: “Yaşamım burada, Türk Dil Kurumu’ndaki masamda bitsin isterim.”</font></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top: 2.8pt; text-indent: 19.8pt; line-height: 14pt; text-align: justify"><font face="Arial" size="2">     Yazık ki bu isteği gerçekleşmedi; 1979 yazında dinlenmek için gittiği İstanbul’un Büyükderesinde hastalandı. Cerrahpaşa Hastanesine kaldırıldı ve 12 Eylül 1979’da 84 yaşındayken öldü.</font></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top: 2.8pt; text-indent: 19.8pt; line-height: 14pt; text-align: justify"><font face="Arial" size="2">      Babası Kayserili, annesi Yozgatlıdır. Dedesi Kayseri’de tanınmış bir tüccardır; dedesinin isteğiyle İstanbul’a taşınırlar.</font><a href="http://www.dildernegi.org.tr/TR/dosyagoster.aspx?DIL=1&amp;BELGEANAH=603&amp;DOSYAISIM=6159384970.html" name="_ftnref1"><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-family: Arial"><font size="2">[1]</font></span></span></a><font face="Arial" size="2"> Agop Martanyan, 22 Mayıs 1895’te İstanbul’da, Büyükdere’de doğmuştur. Dilâçar’ın çocukluğu Büyükdere ile Gedikpaşa arasında geçer. Annesinden Ermeniceyi öğrenir, ilköğretimine İngilizce öğretim yapan bir Amerikan okulunda başlar, ortayı da orada bitirir. Bu sırada İngilizcenin yan</font><font face="Arial" size="2">ı sıra Rumca ve İspanyolca ile tanışır. Okulunun haftalık dergisinin sorumluluğunu taşımakta, basım yayım denemeleri yapmaktadır. </font></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top: 2.8pt; text-indent: 19.8pt; line-height: 14pt; text-align: justify"><font face="Arial" size="2">     1910’da Amerikan (Robert) Koleje başlar. Çok okuyan, araştıran bir öğrencidir: Latince, Yunanca, Almanca öğrenmek için çabalamaktadır. Okulun yabancı öğrencileriyle yakın ilişkiler kurarak onların dilini de bildiklerine eklemeye başlar. Rusça ve Bulgarc</font><font face="Arial" size="2">a ile ilgili ilk bilgileri bu yolla edinir. Bu arada okulun bütün seçmeli derslerini alan tek öğrencidir. Bitkibilim, yerbilim, madencilik gibi alanları da merak etmesi, dahası yalnızca kız öğrencilere verilen yemek derslerine bile girmesi öğretmenlerini şaşırtmaktadır. Bu çalışmaları, onun ileride başarılı bir ansiklopedici olacağının muştucusudur.</font></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top: 2.8pt; text-indent: 19.8pt; line-height: 14pt; text-align: justify"><font face="Arial" size="2">     Genç Agop, yaşıtlarını türlü toplumsal etkinliklere yönlendirmekte, çoğu kez etkinliklerin düzenleyicisi olmakta, bu arada Türkçeye ilgisi yoğunlaşmaktadır. Türkçe dersine duyduğu bu sıcak ilgide öğretmeni Tevfik Fikret’in payı büyüktür. Fikret’in dersini sürekli izleyen üç öğrenciden biridir. Türkçe dersine olduğu gibi öğretmenliğe de sıcak bakmaya başlar. </font></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top: 2.8pt; text-indent: 19.8pt; line-height: 14pt; text-align: justify"><font face="Arial" size="2">     Robert Koleji, “Nevyork Bilim Ödülü”nü alarak bitirir (1915); okulu bitirdiğinin ikinci günü askere alınır. Osmanlı İmparatorluğunun, Birinci Dünya Savaşına katılan yedek subaylarından biri olarak Diyarbakır’daki 2. Orduya gönderilir. Buradan Kafkas Cephesine gider, bir çatışmada yaralanır; cephede gösterdiği başarıdan dolayı madalya ile ödüllendirilir. Savaştaki çatışmaların durulduğu bir sırada Alman subaylara Türkçe öğretmeye başlar. Yabancı subayların elinde J. Németh’in “Türkische Grammatik”i vardır; bu yapıt Agop’un da ilgisini çeker. Bu sıradaki Sovyet Devriminin (1917) etkisiyle dersler tavsar, azınlık subayların kimisi doğudaki cephenin gevşemesinden yararlanarak savaştan kaçmaktadır. Bu subayların kaçışını önlemek için onların Güney Cephesine gönderilmesi düşünülür; Agop da Güney Cephesinin yolunu tutar. O, üstlerince sevilen disiplinli bir askerdir; bu nedenle ona “mevcutlu gönderme” yöntemi uygulanmaz. Ama yanına verilen erlerin bir kısmı Halep’e ulaştıklarında, onu yalnız bırakarak geri dönerler.</font></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top: 2.8pt; text-indent: 19.8pt; line-height: 14pt; text-align: justify"><font face="Arial" size="2">     Bir Osmanlı subayı olarak ülkesinin başındaki belaları gören Agop’un bu işe çok canı sıkılır. Asteğmen Agop’u derinden yaralayan, Mustafa Kemal’in komutasındaki 7. Ordunun karargâhına vardığında, Kafkas cephesinden gelen, madalyalı onurlu bir asker olarak değil de “casus” kuşkusuyla Mustafa Kemal’in karşısına çıkarılması olur. Bu suçlamanın nedeni, Halep’teki tutsak bir İngiliz subayıyla İngilizce konuşmasıdır. </font></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top: 2.8pt; text-indent: 19.8pt; line-height: 14pt; text-align: justify"><font face="Arial" size="2">     Mustafa Kemal’in karşısına yanındaki süngülü bir erle çıkarıldığında üstünde bululan “tabancası, ilmühaber” ve bir “kitap” kendisini getiren yüzbaşının elinde durmaktadır. Paşa sorar, “Sen niye kaçmadın?”  Agop, birden sinirlenir. “Kaçmadığıma teessüf ediyorum. Ben bu vatan için kan dökmüşüm, bu madalya sahte değil. Kafkas cephesinden kaçmayan, herhalde Şam sokaklarından kaçacak değildir! Emir buyurun süngüyü çıkarsınlar.”</font></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top: 2.8pt; text-indent: 19.8pt; line-height: 14pt; text-align: justify"><font face="Arial" size="2">     Mustafa Kemal, özenli davranır, Agop’un yanındaki ere süngüsünü çıkarmasını söyler. Agop’un üstünden çıkanlar masanın üstüne konur. Agop kitap hakkında Mustafa Kemal’e bilgi verir. Bu kitaptaki kimi bilgileri saatlerce tartışırlar. Agop’un Türkçeye ilişkin açıklamaları ve kitabın Latin harfleriyle yazılmış olması Mustafa Kemal’i etkiler. Çünkü ilk kez Türkçenin Latin harfleriyle yazılışını görmüştür. Kitapta geçen “kaba Türkçe” tanımlamasından da rahatsız olur.</font></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top: 2.8pt; text-indent: 19.8pt; line-height: 14pt; text-align: justify"><font face="Arial" size="2">    Savaş bitince Dilâçar Sofya Üniversitesinden çağrı alır ve eşi Meline Hanımla birlikte gider. İstanbul’daki bir Ermeni gazetesine Türkçeyle ilgili ilginç yazılar göndermektedir. Bu yazıların Türkçeye çevrisini okuyan Atatürk, yazarı tanıdığını anımsar. Bu sırada 1. Türk Dili Kurultayı için hazırlıklar yapılmaktadır. Dilâçar da kurultaya çağrılır, bildiri sunar.</font></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top: 2.8pt; text-indent: 19.8pt; line-height: 14pt; text-align: justify"><font face="Arial" size="2">     Dilâçar, kurultay bitince İstanbul’a yerleşir. Dolmabahçe Sarayında Atatürk’ün masasındaki dil tartışmalarına katılmakta, bir yandan Türkçenin eski değerlerini araştıran yazılar yazmakta, bir yandan da çeşitli okullarda ders vermektedir. 2. Türk Dili Kurultayındaki bildirisi de ilgiyle karşılanır. Bu bildiri yaşamının yönünü değiştirmiştir. Çünkü bu kurultaydan sonra artık TDK’nin başuzmanıdır.</font></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top: 2.8pt; text-indent: 19.8pt; line-height: 14pt; text-align: justify"><font face="Arial" size="2">     Türk Dil Kurumu’ndaki yeni görevine başlamak için Ankara’ya taşınır (1934). Bu tarihten sonra Dilâçar, hep övünçle söylediği gibi Ankaralıdır. Gündüzleri erken saatlerde TDK’deki işinin başındadır, geceleri çoğunca Çankaya Köşkünde Atatürk’ün düzenlediği dil toplantılarına katılmaktadır. Yazları da aynı toplantılarda bulunmak üzere İstanbul’a gider. Bu toplantılarda özellikle yabancı sözcüklerin kökenlerine ilişkin ayrıntılı, belgelere dayalı bilgiler sunmaktadır.</font></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top: 2.8pt; text-indent: 19.8pt; line-height: 14pt; text-align: justify"><font face="Arial" size="2">     Dilâçar yalnızca sözcüklerin kökenlerine değil, o yıllarda Atatürk’ün çok ilgisini çeken Güneş Dil Kuramına ilişkin de çok yönlü araştırmalar yapmaktadır. Atatürk ona var olan görevlerinin yanı sıra başka bir iş daha önerir. 1936’da açılan Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesinde “genel dilbilim, dilbilim tarihi” dersleri verecektir.</font></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top: 2.8pt; text-indent: 19.8pt; line-height: 14pt; text-align: justify"><font face="Arial" size="2">     1938’de Atatürk’ün ölümü onu çok sarsar. Atatürk’ün verdiği görevleri, dil tutkusunu yaşatmak için işlerine dört elle sarılır. Fakültedeki dersleri sürerken Türk Ansiklopedisinin danışmanlığını da üstlenir. 1950’de DTCF’deki görevi sona erer, yalnızca TDK’ye ve ansiklopediye emek verir. TDK’deki yabancı dille yapılacak bütün yazışmaları üstlenmekte, yabancı dilcilerle iletişim</font><font face="Arial" size="2"> kurmakta, TDK kitaplığının zenginleşmesi için yerli yabancı bütün yayınları izlemekte, bu arada Türkçenin ve lehçelerinin gelişimi üzerine, tüm dilcilerin bakış açısını genişleten bilimsel yazılar yazmaktadır. </font></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top: 2.8pt; text-indent: 19.8pt; line-height: 14pt; text-align: justify"><font face="Arial" size="2">Dilâçar’ın ortaya koyduğu görkemli yazılar, yapıtlar Türkçeyle ilgili çalışma yapanlar için sonsuza dek temel kaynak olacaktır. Yalnızca <span style="color: #cc0000">Dil, Diller ve Dilcilik</span> adlı yapıtının bile aradan geçen bunca zamanda hâlâ bütün dilbilimcilerin temel kaynaklarından olduğu unutulmamalıdır. Buraya aktardığımız üç yazısı, Atatürk’ün dil sevgisine ve çalışmalarına tanıklık etmiş bir bilginden, genç kuşaklara önemli bir kalıttır. Özellikle Güneş Dil Kuramı için, belgeye dayanmayan türlü savların yeniden gündeme getirildiği 2000’li</font><font face="Arial" size="2"> yıllarda “Atatürk ve Türkçe” adlı yazısı önemli bir kaynaktır.</font></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top: 2.8pt; text-indent: 19.8pt; line-height: 14pt; text-align: justify"><font face="Arial" size="2">     Dilâçar’ın düşünceleri, yapıtları, dil ve yurtseverliği, Türkçeye ve devrime verdiği emek, bugün de hepimize örnek olmaktadır.<br />
<strong>Onu saygıyla anıyor, Türkçeye verdiği emeğin ve yapıtlarının gelecek kuşaklar için de yol gösterici olacağına inanıyoruz.</strong></font></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.asildil.com/a-dilacar/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>ZİYA GÖKALP</title>
		<link>http://www.asildil.com/ziya-gokalp/</link>
		<comments>http://www.asildil.com/ziya-gokalp/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 14 Mar 2008 11:17:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[DİL DEVRİMİNE HİZMET EDENLER]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.asildil.com/ziya-gokalp/</guid>
		<description><![CDATA[
ZİYA GÖKALPZiya Gökalp, (1876-1924) özellikle Milliyetçilik ve Türkçülük üzerine kaleme aldığı eserleri ile ünlenmiştir.
23 Mart 1876’da Diyarbakır’da doğdu. 25 Ekim 1924’te İstanbul’da yaşamını yitirdi. Asıl ismi Mehmet Ziya. Babası yerel bir gazetede çalışan memurdu. Eğitimine Diyarbakır’da başladı. Amcasından geleneksel İslam ilimlerini öğrendi. 18 yaşında intihara teşebbüs etti. Bir yıl sonra 1895&#8242;te İstanbul’a gitti. Baytar Mektebine [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://80.190.202.79/pic/a/asildil/istanbullu_ziya_gokalp.jpg" /></p>
<p>ZİYA GÖKALPZiya Gökalp, (<a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/1876" target="_blank">1876</a>-<a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/1924" target="_blank">1924</a>) özellikle <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Milliyet%C3%A7ilik" target="_blank">Milliyetçilik</a> ve <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/T%C3%BCrk%C3%A7%C3%BCl%C3%BCk" target="_blank">Türkçülük</a> üzerine kaleme aldığı eserleri ile ünlenmiştir.</p>
<p><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/23_Mart" target="_blank">23 Mart</a> <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/1876" target="_blank">1876</a>’da <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Diyarbak%C4%B1r" target="_blank">Diyarbakır</a>’da doğdu. <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/25_Ekim" target="_blank">25 Ekim</a> <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/1924" target="_blank">1924</a>’te <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0stanbul" target="_blank">İstanbul</a>’da yaşamını yitirdi. Asıl ismi Mehmet Ziya. Babası yerel bir gazetede çalışan memurdu. Eğitimine Diyarbakır’da başladı. Amcasından geleneksel İslam ilimlerini öğrendi. 18 yaşında intihara teşebbüs etti. Bir yıl sonra 1895&#8242;te İstanbul’a gitti. <a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Baytar_Mektebi&amp;action=edit" target="_blank">Baytar Mektebine</a> kaydını yaptırdı. Buradaki öğrenimi sırasında <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0brahim_Temo" target="_blank">İbrahim Temo</a> ve <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0shak_S%C3%BCk%C3%BBti" target="_blank">İshak Sükûti</a> ile ilişki kurdu. <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/J%C3%B6n_T%C3%BCrkler" target="_blank">Jön Türkler</a>’den etkilendi. <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0ttihat_ve_Terakki" target="_blank">İttihat ve Terakki</a> Cemiyeti’ne katıldı. Muhalif eylemleri nedeniyle 1898’de tutuklandı. Bir yıl cezaevinde kaldı. Serbest bırakıldıktan sonra <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/1900" target="_blank">1900</a>&#8216;de Diyarbakır’a sürgüne gönderildi. <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/1908" target="_blank">1908</a>&#8216;e kadar Diyarbakır&#8217;da küçük memuriyetler yaptı. 2&#8242;nci Meşrutiyetten sonra İttihat ve Terakki&#8217;nin Diyarbakır şubesini kurdu ve temsilcisi oldu. &#8220;Peyman&#8221; gazetesini çıkardı. <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/1909" target="_blank">1909</a>&#8216;da <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Selanik" target="_blank">Selanik</a>&#8216;te toplanan İttihat ve Terakki Kongresi&#8217;ne Diyarbakır delegesi olarak katıldı. Bir yıl sonra, örgütün Selanik’teki merkez yönetim kuruluna üye seçildi. <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/1910" target="_blank">1910</a>’da kurulmasında öncülük yaptığı İttihat Terakki İdadisi&#8217;nde sosyoloji dersleri verdi. Bir yandan da &#8220;Genç Kalemler&#8221; dergisini çıkardı. 1912&#8242;de Ergani/Maden (Diyar-ı Bekir) mebusu olarak Meclis-i Mebusan&#8217;a seçildi, İstanbul&#8217;a taşındı. Türk Ocağı&#8217;nın kurucuları arasında yer aldı. Derneğin yayın organı &#8220;Türk Yurdu&#8221; başta olmak üzere Halka Doğru, İslam Mecmuası, Milli Tetebbular Mecmuası, İktisadiyat Mecmuası, İçtimaiyat Mecmuası, Yeni Mecmua&#8217;da yazılar yazdı. Bir yandan da Darülfünun-u Osmani&#8217;de (<a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0stanbul_%C3%9Cniversitesi" target="_blank">İstanbul Üniversitesi</a>) sosyoloji dersleri verdi.</p>
<p><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Birinci_D%C3%BCnya_Sava%C5%9F%C4%B1" target="_blank">Birinci Dünya Savaşı</a>&#8216;nda <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Osmanl%C4%B1_Devleti" target="_blank">Osmanlı Devleti</a>&#8216;nin yenilmesinden sonra tüm görevlerinden alındı. 1919&#8242;da İngilizler tarafından <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Malta" target="_blank">Malta</a> Adası&#8217;na sürgüne gönderildi. 2 yıllık sürgün döneminden sonra Diyarbakır&#8217;a gitti, <a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=K%C3%BC%C3%A7%C3%BCk_Mecmua&amp;action=edit" target="_blank">Küçük Mecmua</a>&#8216;yı çıkardı. <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/1923" target="_blank">1923</a>&#8216;te Maarif Vekaleti Telif ve Tercüme Heyeti Başkanlığı&#8217;na atandı, Ankara&#8217;ya gitti. Aynı yıl İkinci Dönem Türkiye Büyük Millet meclisi&#8217;ne Diyarbakır mebusu olarak girdi. 1924&#8242;te kısa süren bir hastalığın ardından İstanbul&#8217;da öldü. <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/II._Mahmut_T%C3%BCrbesi" target="_blank">II. Mahmut Türbesi</a> <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Hazire" target="_blank">haziresine</a> gömüldü.</p>
<p><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Osmanl%C4%B1_Devleti" target="_blank">Osmanlı Devleti</a>&#8216;nin parçalanma sürecinde yeni bir ulusal kimlik arayışına girdi. Düşüncesinin temelinde, Türk toplumunun kendine özgü ahlaki ve kültürel değerleriyle, Batı&#8217;dan aldığı bazı değerleri kaynaştırarak bir senteze ulaşma çabası yatıyordu. &#8220;Türkleşmek, İslamlaşmak, Muasırlaşmak&#8221; diye özetlediği bu yaklaşımın kültürel öğesi Türkçülük, ahlaki öğesi de İslam’dı. Uluslararası kültürün yapıcı öğesinin ulusal kültürler olduğunu savundu. Saray edebiyatının karşısına halk edebiyatını koydu. Batı&#8217;nın teknolojik ve bilimsel gelişmesini sağlayan pozitif bilim anlayışını benimsedi. Dini, toplumsal birliğin sağlanmasında yardımcı bir öğe olarak değerlendirdi. Toplumsal modeli, <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Emile_Durkheim" target="_blank">Emile Durkheim</a>&#8216;in teorik temellerini kurduğu &#8220;dayanışmacılık&#8221; temelinde şekillendi. Bireyi temel alan liberalizm ile sınıfsız toplumu temel alan <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Marksizm" target="_blank">Marksizm</a>&#8216;e karşı mesleki örgütleri temel toplum birimi olarak kabul eden <a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Solidarizm&amp;action=edit" target="_blank">solidarizmde</a> karar kıldı. Toplumsal ve siyasi görüşlerini anlattığı sayısız makale yazdı. &#8220;<a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/T%C3%BCrk%C3%A7%C3%BCl%C3%BCk" target="_blank">Türkçülük</a>&#8221; düşüncesini sistemleştirdi. Milli edebiyatın kurulması ve gelişmesinde önemli rol oynadı.Ziya Gökalp önce Türkiye Türkçülüğü sonrasında Oğuzculuk daha sonra ise Turancılık fikirlerinin gerçekleşebileceğini düşünmüş her ne kadar bu ülkü uzak da olsa milletlerin böyle geniş ülkülerinin olmasının iyi olduğunu belirtmiştir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.asildil.com/ziya-gokalp/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>NAZIM HİKMET RAN</title>
		<link>http://www.asildil.com/nazim-hikmet-ran/</link>
		<comments>http://www.asildil.com/nazim-hikmet-ran/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 14 Mar 2008 11:16:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[DİL DEVRİMİNE HİZMET EDENLER]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.asildil.com/nazim-hikmet-ran/</guid>
		<description><![CDATA[ 
Nâzım Hikmet tam adıyla Nâzım Hikmet Ran lakabı &#8220;Güzel Yüzlü Şair&#8221;dir. Türk şair ve oyun yazarı. Türkiye&#8216;de serbest nazımın ilk uygulayıcısı ve çağdaş Türk şiirinin öncüsü. Uluslararası bir üne ulaşmış ve adı 20. yüzyıl&#8216;ın ilk yarısında yaşamış olan dünyanın en büyük şairleri arasında anılmıştır. Eserleri birçok yabancı dile çevrilmiştir. Mezarı halen Moskova&#8217;da bulunmaktadır. Türkiye [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h2> <img src="http://80.190.202.79/pic/a/asildil/nazim.jpg" height="288" width="147" /></h2>
<p>Nâzım Hikmet tam adıyla Nâzım Hikmet Ran lakabı &#8220;Güzel Yüzlü Şair&#8221;dir. <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/T%C3%BCrk" target="_blank">Türk</a> <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/%C5%9Eair" target="_blank">şair</a> ve <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Oyun_%28tiyatro%29" target="_blank">oyun</a> <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Yazar" target="_blank">yazarı</a>. <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/T%C3%BCrkiye" target="_blank">Türkiye</a>&#8216;de serbest <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Naz%C4%B1m_birimi" target="_blank">nazımın</a> ilk uygulayıcısı ve çağdaş Türk <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/%C5%9Eiir" target="_blank">şiirinin</a> öncüsü. Uluslararası bir üne ulaşmış ve adı <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/20._y%C3%BCzy%C4%B1l" target="_blank">20. yüzyıl</a>&#8216;ın ilk yarısında yaşamış olan dünyanın en büyük şairleri arasında anılmıştır. Eserleri birçok yabancı <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Dil" target="_blank">dile</a> çevrilmiştir. Mezarı halen Moskova&#8217;da bulunmaktadır. <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/T%C3%BCrkiye_Kom%C3%BCnist_Partisi_%281920%29" target="_blank">Türkiye Komünist Partisi</a> (<a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/T%C3%BCrkiye_Kom%C3%BCnist_Partisi_%281920%29" target="_blank">TKP</a>) üyesi olup ayrı ayrı toplam 11 davadan yargılanmıştır.</p>
<p>Eserleri birçok ödül almıştır. Ancak <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/T%C3%BCrkiye" target="_blank">Türkiye</a>&#8216;deki yaşamının çoğunu hapiste geçirmiş daha sonra Moskova&#8217;ya gitmiş ve Türk vatandaşlığından çıkarılmıştır.</p>
<p style="background: #f8fcff none repeat scroll 0% 50%; -moz-background-clip: -moz-initial; -moz-background-origin: -moz-initial; -moz-background-inline-policy: -moz-initial">  <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/1938" target="_blank">1938</a>&#8216;de şairin cezaevine girmesiyle yasaklanıp ortadan kaldırılmış olan Nâzım Hikmet şiiri, Türkiye&#8217;de ancak ölümünden iki yıl sonra <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/1965" target="_blank">1965</a>&#8216;te yeniden ortaya çıkmıştır</p>
<p>  İlk şiirlerini <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Hece_vezni" target="_blank">hece vezni</a> ile yazmaya başlamasına rağmen içerik bakımından diğer hececilerden uzaktı. Şiirsel gelişimi arttıkça hece vezni ile yetinmemeye ve şiiri için yeni formlar aramaya başladı. <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sovyetler_Birli%C4%9Fi" target="_blank">Sovyetler Birliğinde</a> yaşadığı ilk yıllar olan <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/1922" target="_blank">1922</a>-<a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/1925" target="_blank">1925</a> arası bu arama tepe noktasına ulaştı. O dönemdeki bir çok şairden farklıydı.</p>
<p>Hece vezninden ayrılarak <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/T%C3%BCrk%C3%A7e" target="_blank">Türkçe</a>&#8216; nin vokal özellikleri ile serbest vezini benimsedi. <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Vladimir_Mayakovsky" target="_blank">Mayakovski</a> ve <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Gelecek%C3%A7ilik" target="_blank">gelecekçilik</a> taraftarı genç Sovyet şairlerinden esinlendi. Şiirlerinden birçoğu müzisyen <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Z%C3%BClf%C3%BC_Livaneli" target="_blank">Zülfü Livaneli</a> tarafından bestelendi. <a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=%C3%9Cnol_B%C3%BCy%C3%BCkg%C3%B6nen%C3%A7&amp;action=edit" target="_blank">Ünal Büyük gönenç</a> tarafından özgün bir şekilde yorumlanmış olan küçük bir kısmı ise 1979&#8242;da &#8220;Güzel Günler Göreceğiz&#8221; ismiyle kaset olarak çıktı. Bir kaç şiiri ise Yunanlı besteci <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Manos_Lo%C3%AFzos" target="_blank">Manos Loïzos</a> tarafından bestelendi. Ayrıca bazı şiirleri <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Yeni_T%C3%BCrk%C3%BC" target="_blank">Yeni Türkü</a>&#8216;nün eski üyesi Selim Atakan ve <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Cem_Karaca" target="_blank">Cem Karaca</a> tarafından bestelenmiştir</p>
<p>Babası, Matbuat Umum müdürlüğü ve <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Hamburg" target="_blank">Hamburg</a> <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Konsolosluk" target="_blank">konsolosluğu</a> yapmış olan Hikmet Bey, annesi Ayşe Celile Hanım&#8217;dır.</p>
<p>Çok güzel ve alımlı bir kadın olan Celile Hanım, bir dilci, eğitimci olan Enver Paşa&#8217;nın (Mustafa Celalettin Paşa&#8217;nın oğlu) kızıdır. Evinde <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Piyano" target="_blank">piyano</a> çalan, <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Ressam" target="_blank">ressam</a> denilebilecek ölçüde iyi <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Resim" target="_blank">resim</a> yapan, <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Frans%C4%B1zca" target="_blank">Fransızca</a> bilen bir <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Kad%C4%B1n" target="_blank">kadındır</a>. Annesinin baba tarafından dedesi, <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Polonya" target="_blank">Polonya</a>&#8216;dan 1848 Ayaklanmaları sırasında <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Osmanl%C4%B1_%C4%B0mparatorlu%C4%9Fu" target="_blank">Osmanlı İmparatorluğu</a>&#8216;na göç eden Polonezlerden Konstantin Borzecki&#8217;dir. Bu göçün ardından Osmanlı vatandaşı olunca Mustafa Celaleddin Paşa adını almış ve <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Osmanl%C4%B1_Ordusu" target="_blank">Osmanlı Ordusu</a>&#8216;nda <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Subay" target="_blank">subay</a> olarak görev yapmıştır. Türk tarihinde önemli bir eser olan &#8220;Les Turcs anciens et meternes&#8221; (Eski ve yeni Türkler) kitabını yazmıştır.Nazım Hikmet anneannesi tarafından da kuzey kafkasya çerkezlerindendir.</p>
<p>Babası Hikmet Bey, Selanik&#8217;te, Hariciye&#8217;de (Dışişleri) çalışan bir <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Memur" target="_blank">memurdur</a>. <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Diyarbak%C4%B1r" target="_blank">Diyarbakır</a>, <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Halep" target="_blank">Halep</a>, <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Konya" target="_blank">Konya</a>, <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sivas" target="_blank">Sivas</a> valilikleri yapmış olan Nazım Paşa&#8217;nın oğludur. <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Mevlevi" target="_blank">Mevlevi</a> tarikatından olan Nazım Paşa aynı zamanda bir özgürlükçüdür. Kendisi Selanik&#8217;in son <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Vali" target="_blank">valisidir</a>. Hikmet Bey henüz Nazım&#8217;ın çocukluğunda memuriyetten ayrılır ve ailece <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Halep" target="_blank">Halep</a>&#8216;e, Nazım&#8217;ın dedesinin yanına giderler. Orada yeni bir iş, hayat kurmaya çalışırlar. Başarısız olunca <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0stanbul" target="_blank">İstanbul</a>&#8216;a gelirler. Hikmet Bey&#8217;in İstanbul&#8217;daki iş kurma denemeleri de nihayetinde iflâsla neticelenir ve hiç hoşlanmadığı memuriyet hayatına geri döner. Fransızca bildiği için yeniden Hariciye&#8217;ye (Dışişleri) atanır</p>
<p style="background: #f8fcff none repeat scroll 0% 50%; -moz-background-clip: -moz-initial; -moz-background-origin: -moz-initial; -moz-background-inline-policy: -moz-initial">&nbsp;</p>
<p style="background: #f8fcff none repeat scroll 0% 50%; -moz-background-clip: -moz-initial; -moz-background-origin: -moz-initial; -moz-background-inline-policy: -moz-initial">  <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Selanik" target="_blank">Selanik</a>&#8216;te doğdu. Aslen <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/20_Kas%C4%B1m" target="_blank">20 Kasım</a> <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/1901" target="_blank">1901</a> olan doğum tarihi ailesi tarafından sene kaybetmemesi için <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/15_Ocak" target="_blank">15 Ocak</a> <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/1902" target="_blank">1902</a> olarak kaydettirildi.<a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Naz%C4%B1m_Hikmet#_note-do.C4.9Ftar#_note-do.C4.9Ftar" target="_blank">[1]</a></p>
<p>  İlk şiiri ‘Feryad-ı Vatan’&#8217;ı <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/1913" target="_blank">1913</a>&#8216;te yazar. Aynı yıl <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Galatasaray_Sultanisi" target="_blank">Galatasaray Sultanisi</a>&#8216;nde <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Ortaokul" target="_blank">ortaokula</a> başlar. <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/1917" target="_blank">1917</a>&#8216;de <a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Heybeliada_Bahriye_Mektebi&amp;action=edit" target="_blank">Heybeliada Bahriye Mektebi</a>&#8216;ne girer. Daha sonra <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Kurtulu%C5%9F_Sava%C5%9F%C4%B1" target="_blank">Kurtuluş Savaşı</a> için <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Anadolu" target="_blank">Anadolu</a>&#8216;ya geçer. Fakat sağlık nedenleri ile bahriyeden ayrılmak zorunda kalır. Bu sırada Hamidye Kruvazörü&#8217;nde güverte subayıdır.</p>
<p style="background: #f8fcff none repeat scroll 0% 50%; -moz-background-clip: -moz-initial; -moz-background-origin: -moz-initial; -moz-background-inline-policy: -moz-initial">  <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Bolu" target="_blank">Bolu</a>&#8216;ya <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/%C3%96%C4%9Fretmen" target="_blank">öğretmen</a> olarak atanır. Daha sonra <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Batum" target="_blank">Batum</a> üzerinden <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Moskova" target="_blank">Moskova</a>&#8216;ya giderek <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Do%C4%9Fu_Emek%C3%A7ileri_Kom%C3%BCnist_%C3%9Cniversitesi" target="_blank">Doğu Emekçileri Komünist Üniversitesi</a>’nde <a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Siyasal_bilimler&amp;action=edit" target="_blank">siyasal bilimler</a> ve <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0ktisat" target="_blank">iktisat</a> okur. <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/1921" target="_blank">1921</a>&#8216;de gittiği Moskova’da devrimin ilk yıllarına tanık olur ve <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Kom%C3%BCnizm" target="_blank">komünizm</a> ile tanışır. <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/1924" target="_blank">1924</a>&#8216;te Moskova’da yayınlanan ilk şiir kitabı ’28 Kanunisani’ sahnelenir. O yıl Türkiye’ye dönerek Aydınlık Dergisi’nde çalışmaya başlar. Dergide yayınlanan şiir ve yazılarından dolayı on beş yıl hapsi istenince yeniden Sovyetler Birliği’ne gider. <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/1928" target="_blank">1928</a>’de af kanunundan yararlanır ve Türkiye&#8217;ye geri döner. Bu kez Resimli Ay dergisinde çalışmaya başlar. <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/1938" target="_blank">1938</a>’de yirmi sekiz yıl hapis cezasına çarptırılır. 12 sene süren tutukluluktan sonra askere alınacağı ve öldürüleceği endişesiyle Sovyetler Birliğine gitmek zorunda kalır. Bu yüzden DP hükümeti tarafından ülke vatandaşlığından çıkarılır ve Nazım Hikmet, mecburen büyük dedesi Mahmut Celaleddin Paşa (Konstantin Borzecki)&#8217;nın memleketi olan Polonya vatandaşlığına geçer ve Borzecki soyadını alır. Moskova&#8217;da <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/3_Haziran" target="_blank">3 Haziran</a> <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/1963" target="_blank">1963</a> tarihinde <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Kalp_krizi" target="_blank">kalp krizinden</a> ölür.</p>
<p style="background: #f8fcff none repeat scroll 0% 50%; -moz-background-clip: -moz-initial; -moz-background-origin: -moz-initial; -moz-background-inline-policy: -moz-initial">&nbsp;</p>
<p>  Nazım Hikmet&#8217;in mezarı, <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Moskova" target="_blank">Moskova</a></p>
<p>3 Haziran 1963 sabahı saat 06:30&#8242;da <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Gazete" target="_blank">gazetesini</a> almak üzere 2. kattaki dairesinden apartman kapısına yürümüş ve tam gazetesine uzanırken geçirdiği kalp krizi sonucunda yaşama veda etmiştir. Ölümü üzerine Sovyet Yazarlar Birliği salonunda yapılan törene yerli yabancı yüzlerce sanatçı iştirak etmiş ve tören siyah beyaz olarak kaydedilmiştir. Ünlü <a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Novo-Devi%C3%A7ye_Mezarl%C4%B1%C4%9F%C4%B1&amp;action=edit" target="_blank">Novo-Deviçye Mezarlığı</a>&#8216;nda (Новодевичье кладбище) gömülüdür. Mezar taşı siyah bir granitten olup meşhur şiirlerinden biri olan rüzgâra karşı yürüyen adam figürü taş üzerinde ebedileştirilmiştir.</p>
<p style="background: #f8fcff none repeat scroll 0% 50%; -moz-background-clip: -moz-initial; -moz-background-origin: -moz-initial; -moz-background-inline-policy: -moz-initial">  <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/2006" target="_blank">2006</a> yılında Bakanlar Kurulunun Türk vatandaşlığından çıkarılmalar ile ilgili yeni bir düzenleme yapması durumu belirdi. Yıllardır tartışılmakta olan Nazım Hikmet&#8217;in Türk vatandaşlığına yeniden kabul edilmesi yolu açılmış gibi gözükmesine rağmen Bakanlar Kurulu bu maddenin sadece yaşamakta olanlar için düzenlendiğini ve Nazım Hikmet&#8217;i kapsamadığını öne sürerek bu öneriyi reddetti.</p>
<p style="background: #f8fcff none repeat scroll 0% 50%; -moz-background-clip: -moz-initial; -moz-background-origin: -moz-initial; -moz-background-inline-policy: -moz-initial">  Şair Nazım Hikmet&#8217;in <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/2008" target="_blank">2008</a> yılının ilk günlerinde, eşi Piraye&#8217;nin torunu Kerem Bengü tarafından, Piraye&#8217;nin evrakları arasında, “Dört Güvercin” adında bir şiiri ve 3 adet tamamlanmamış <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Roman" target="_blank">roman</a> taslağı bulundu</p>
<p>  BAZI ESERLERİ:</p>
<ul>
<li style="margin: 0cm 0cm 0pt; background: #f8fcff none repeat scroll 0% 50%; -moz-background-clip: -moz-initial; -moz-background-origin: -moz-initial; -moz-background-inline-policy: -moz-initial; color: black"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Memleketimden_%C4%B0nsan_Manzaralar%C4%B1_%28kitap%29" target="_blank">Memleketimden İnsan Manzaraları</a></li>
<li style="margin: 0cm 0cm 0pt; background: #f8fcff none repeat scroll 0% 50%; -moz-background-clip: -moz-initial; -moz-background-origin: -moz-initial; -moz-background-inline-policy: -moz-initial; color: black"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Kafatas%C4%B1" target="_blank">Kafatası</a></li>
<li style="margin: 0cm 0cm 0pt; background: #f8fcff none repeat scroll 0% 50%; -moz-background-clip: -moz-initial; -moz-background-origin: -moz-initial; -moz-background-inline-policy: -moz-initial; color: black"><a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Unutulan_Adam&amp;action=edit" target="_blank">Unutulan Adam</a></li>
<li style="margin: 0cm 0cm 0pt; background: #f8fcff none repeat scroll 0% 50%; -moz-background-clip: -moz-initial; -moz-background-origin: -moz-initial; -moz-background-inline-policy: -moz-initial; color: black"><a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Taranta_Babu%27ya_Mektuplar&amp;action=edit" target="_blank">Taranta Babu&#8217;ya Mektuplar</a></li>
<li style="margin: 0cm 0cm 0pt; background: #f8fcff none repeat scroll 0% 50%; -moz-background-clip: -moz-initial; -moz-background-origin: -moz-initial; -moz-background-inline-policy: -moz-initial; color: black"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Ferhad_ile_%C5%9Eirin" target="_blank">Ferhad ile Şirin</a></li>
<li style="margin: 0cm 0cm 0pt; background: #f8fcff none repeat scroll 0% 50%; -moz-background-clip: -moz-initial; -moz-background-origin: -moz-initial; -moz-background-inline-policy: -moz-initial; color: black"><a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Kurtulu%C5%9F_Sava%C5%9F%C4%B1_Destan%C4%B1&amp;action=edit" target="_blank">Kurtuluş Savaşı Destanı</a></li>
<li style="margin: 0cm 0cm 0pt; background: #f8fcff none repeat scroll 0% 50%; -moz-background-clip: -moz-initial; -moz-background-origin: -moz-initial; -moz-background-inline-policy: -moz-initial; color: black"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/K%C4%B1z_%C3%87ocu%C4%9Fu" target="_blank">Kız Çocuğu</a></li>
<li style="margin: 0cm 0cm 0pt; background: #f8fcff none repeat scroll 0% 50%; -moz-background-clip: -moz-initial; -moz-background-origin: -moz-initial; -moz-background-inline-policy: -moz-initial; color: black"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Tahir_ile_Z%C3%BChre" target="_blank">Tahir ile Zühre</a></li>
<li style="margin: 0cm 0cm 0pt; background: #f8fcff none repeat scroll 0% 50%; -moz-background-clip: -moz-initial; -moz-background-origin: -moz-initial; -moz-background-inline-policy: -moz-initial; color: black"><a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=%C5%9Eeyh_Bedrettin_Destan%C4%B1&amp;action=edit" target="_blank">Şeyh Bedrettin Destanı</a></li>
<li><a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Sevdal%C4%B1_Bulut&amp;action=edit" target="_blank">Sevdalı Bulut</a>, (Tiyatro oyunu)</li>
</ul>
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt; background: #f8fcff none repeat scroll 0% 50%; -moz-background-clip: -moz-initial; -moz-background-origin: -moz-initial; -moz-background-inline-policy: -moz-initial">&nbsp;</p>
<h3>  Oyunları [<a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=N%C3%A2z%C4%B1m_Hikmet_Ran&amp;action=edit&amp;section=8" target="_blank">değiştir</a>]</h3>
<ul>
<li>Kafatası (1932)</li>
<li>Bir Ölü Evi (veya Merhumun Hanesi) (1932)</li>
<li>Unutulan Adam (1935)</li>
<li>Ferhat ile Şirin (1965)</li>
<li>Sabahat (1965)</li>
<li>İnek (1965)</li>
<li>Ocak Başında / Yolcu (iki oyun bir arada), (1966)</li>
<li>Yusuf ile Menofis (1967)</li>
</ul>
<h3>  Romanları [<a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=N%C3%A2z%C4%B1m_Hikmet_Ran&amp;action=edit&amp;section=9" target="_blank">değiştir</a>]</h3>
<ul>
<li>Kan Konuşmaz, (1965)</li>
<li>Yeşil Elmalar (yedi yazardan derleme), (1965)</li>
<li>Yaşamak Güzel Bir şey Be Kardeşim, (1967)</li>
</ul>
<h3>  Fıkraları [<a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=N%C3%A2z%C4%B1m_Hikmet_Ran&amp;action=edit&amp;section=10" target="_blank">değiştir</a>]</h3>
<ul>
<li>İt Ürür, Kervan Yürür (Orhan Selim adıyla gazetelerde yazdığı yazılar), (1965)</li>
</ul>
<h3>  Masal kitabı [<a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=N%C3%A2z%C4%B1m_Hikmet_Ran&amp;action=edit&amp;section=11" target="_blank">değiştir</a>]</h3>
<ul>
<li>Sevdalı Bulut, (<a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/1968" target="_blank">1968</a>)</li>
</ul>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.asildil.com/nazim-hikmet-ran/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>OKTAY SİNANOĞLU’YLA BİR SÖYLEŞ</title>
		<link>http://www.asildil.com/oktay-sinanoglu%e2%80%99yla-bir-soyles/</link>
		<comments>http://www.asildil.com/oktay-sinanoglu%e2%80%99yla-bir-soyles/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 14 Mar 2008 11:15:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.asildil.com/oktay-sinanoglu%e2%80%99yla-bir-soyles/</guid>
		<description><![CDATA[

HAYDİ YENİDEN İSTİKLAL SAVAŞINA!
                                      Bayrak Dergisi, Mart 1996
-Türkiye’nin sizce en önemli sorunu nedir?
-Türkiye’nin pek çok sorunu var ama, iktisadi durum, para değerlerinin düşmesi, siyaset…bunların hepsi önemli ama bunların hepsinden çok daha önemli tek bir sorun var. Çünkü öbürleri gelir geçer. Hatta kaç tane devlet gelmiş geçmiş değil mi? Bir ülke işgal edilebilir , kurtulabilir. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><font color="#ff6600" size="5"><br />
</font></strong><strong><span style="font-size: 18pt; color: red"><font face="Times New Roman"><br />
HAYDİ YENİDEN İSTİKLAL SAVAŞINA!</font></span></strong></p>
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt"><font face="Times New Roman"><span style="font-size: 16pt"><span>  </span><span>                                    </span></span><span style="font-size: 14pt">Bayrak Dergisi, Mart 1996</span></font></p>
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt"><strong><u><span style="font-size: 14pt; color: navy"><font face="Times New Roman">-<em>Türkiye’nin sizce en önemli sorunu nedir?</em></font></span></u></strong></p>
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt"><span style="font-size: 14pt"><font face="Times New Roman">-Türkiye’nin pek çok sorunu var ama, iktisadi durum, para değerlerinin düşmesi, siyaset…bunların hepsi önemli ama bunların hepsinden çok daha önemli tek bir sorun var. Çünkü öbürleri gelir geçer. Hatta kaç tane devlet gelmiş geçmiş değil mi? Bir ülke işgal edilebilir , kurtulabilir. Eğer bir milletin kimliği, benliği, dili giderse kaybolursa tarihten silinir.Özellikle dili giderse… Milletlerin kimliğini, kişiliğini, geleneğini, her şeyini taşıyan dildir. Dil giderse, millet de gider…</font></span></p>
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt"><span style="font-size: 14pt"><font face="Times New Roman"><span>         </span>Ben yurtdışında olduğum bir sırada bir Amerikalı profesörle karşılaştım. Tesadüf İrlanda asıllıymış tanıştık ahbap olduk.Nereye gidiyorsun diye sorunca biz de konuşma yapacağız dedik, yabancı dille eğitim konusunda…Türkiye’de yabancı dille eğitimin uygulanmaya başlandığını anlattık.Adam bunu duyunca bir telaşlandı…Halbuki bu konuyu kendi adamlarımıza anlattığımızda bu kadar telaşlanan olmuyor. “Sen ne diyorsun bunu bize İngilizler yaptı İrlanda’da; aman çok feci bir olay” Adamın yüreği yandı, “Vah! Bize yaptıklarını şimdi size yapıyorlar” dedi.</font></span></p>
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt"><strong><u><span style="font-size: 14pt; color: navy"><font face="Times New Roman">-<em>Batı Türkiye’de yabancı dille eğitimde niçin bu kadar ısrar ediyor?</em></font></span></u></strong></p>
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt"><strong><span style="font-size: 14pt"><font face="Times New Roman"><span>                </span>Kurtuluş Savaşını yeniden başlatalım!</font></span></strong></p>
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt"><span style="font-size: 14pt"><font face="Times New Roman">Niye herkes “Boğaziçi” diyor çünkü kamuoyu öyle biliyor. Çünkü orada İngilizce eğitim var… Gençler yeter ki İngilizce öğrensinler.</font></span></p>
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt"><span style="font-size: 14pt"><font face="Times New Roman"><span>         </span>İngilizce öğrenme böyle olmaz zaten. Dünyada böyle bir yöntem yok zaten.Bunu biz icat etmişiz.Yine dünyada <em>hazırlık sınıfı</em> diye bir sistem yok, ama bir tek biz de var.</font></span></p>
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt"><span style="font-size: 14pt"><font face="Times New Roman"><span>         </span>Eğitim kaynaklarının %30-40’ı hazırlık sınıfına harcanıyor.Bakın, orta, lise, üniversite kitapları İngiltere’ye yöneliyor. Bunun 1973’te hesabı yapıldı, gizli rapor yayınlandı.Türkiye’nin eğitim dili anaokulları da dahil olmak üzere İngilizce olması halinde Amerikan şirketlerine ne kadar bir Pazar oluşur diye hesabı yapıldı.Maddi olarak Türkiye’ye ve topluma ne kadar yük getiriyor hesabını yapmak zor değil.</font></span></p>
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt"><span style="font-size: 14pt"><font face="Times New Roman"><span>         </span>Ama işin asıl önemli tarafı İngilizce eğitimle zamanla Türkçe lafı kalmayacak, Türk tarihi kalmayacak, Türkçe konuşan kalmayacak ve tarihteki Hititler gibi silinip gidecek Türk toplumu.</font></span></p>
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt"><span style="font-size: 14pt"><font face="Times New Roman"><span>         </span>Türkiye’nin birinci meselesi onun için budur.Eğitim ve dil meselesidir yoksa tarihten silecekler bizi.Diğer tüm meseleler gelir geçer ama Türkçe’nin bitmesi insanlık için büyük kayıptır. Çünkü Türkçe on bin senelik çok büyük bir dildir.Matematiğe benzer, bilime en uygun dildir. Böyle bir dilin yok olması insanlık için çok büyük kayıptır.</font></span></p>
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt"><span style="font-size: 14pt"><font face="Times New Roman"> </font></span></p>
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt"><strong><em><u><span style="font-size: 14pt; color: navy"><font face="Times New Roman">-Önerdiğiniz Kurtuluş Savaşı’nın başarılmasına ve kalıcı bir zafere dönüşmesi için nasıl bir eğitim politikası izlenmelidir?</font></span></u></em></strong></p>
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt"><span style="font-size: 14pt"><font face="Times New Roman">1.Türk eğitim düzenin eğitim dili her alanda her yüzeyde Türkçe olacaktır.Bu aşırı bir istek ve ya görüş değil. Sömürge ruhuna itilmemiş her ülkenin eğitim dili kendi resmi dilidir.</font></span></p>
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt"><span style="font-size: 14pt"><font face="Times New Roman">2. Meslek dalının gereksinimine göre çeşitli yabancı diller, ayrıca özel hızlı yöntemleriyle iyi öğretilecektir. Bu özel yaz kurslarıyla bile halledilecektir.</font></span></p>
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt"><strong><span style="font-size: 14pt"><font face="Times New Roman"><span>      </span><span>       </span>Hayatın her alanında örnek ülke olabiliriz.</font></span></strong></p>
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt"><span style="font-size: 14pt"><font face="Times New Roman">Türkiye Batı’ya olsun Doğu’ya olsun insanlık örneği bir ülke olabilir.Nerede bir mazlum millet haksızlığa uğruyorsa, orda Türkü, barış kurulmasına çalışan, arabuluculuk yapan, her uluslar arası ortam ve örgüte sesini duyuran insanlığa davet eden en faal bir barışçı olarak bulmalıdır.İlerinin Türkiye’si yeni bir Japon harikası olacak; bilimde, teknikte en ön saftaki yenilikleri ile hem kendine hem insanlığa hayırlı olacak şekilde çalışacaktır.Türk genci hem kendi tarihini, dilini, edebiyatını, hem dış dünyayı, tekniği bilecektir. Türk ne dışarı da hor görülecek, ne de içeride kendi benliğinden vazgeçecektir.</font></span></p>
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt"><span style="font-size: 14pt"><font face="Times New Roman"><span>         </span><strong>Türkçe’miz sevgi dili olacaktır</strong></font></span></p>
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt"><span style="font-size: 14pt"><font face="Times New Roman">Türk genci hem eski hem yeni Türkçe’yi çok iyi bilecek, her meslekte, her dalda güzel ve sürekli gelişen Türkçe’yi kullanırken her kelimenin bir bal damlası gibi tadını ağzında hissedecek, Türkçe’yi dünyanın kardeşlik ve insan sevgisi dili yapacaktır.</font></span></p>
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt"><span style="font-size: 14pt"><font face="Times New Roman"><span>         </span>Selçuklu atalarımız devrinde olduğu gibi, okullarımıza dünyanın her bir yanından yabancı öğrenciler gelecek, Türkçe olarak yalnız en iyi bilim ve teknikleri değil, insanlığı öğrenip ülkelerine döneceklerdir. Gelen yabancı gezginler yalnız Roma, Bizans, ilk Hıristiyan kalıntılarını değil; Selçuklu, Osmanlı eserlerini görecek, kervansaraylarda Türk konukseverliğini tadacak, yeniden canlanan güzel gelenek ve yaşam tarzımızı özenerek yurtlarına döneceklerdir.</font></span></p>
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt"><span style="font-size: 14pt"><font face="Times New Roman"><span>         </span>Kısa sürede böyle bir Türkiye’yi oluşturabiliriz.</font></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.asildil.com/oktay-sinanoglu%e2%80%99yla-bir-soyles/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Prof.Dr.Şükrü Haluk Akalın&#8217;la Söyleşi</title>
		<link>http://www.asildil.com/profdrsukru-haluk-akalinla-soylesi/</link>
		<comments>http://www.asildil.com/profdrsukru-haluk-akalinla-soylesi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 14 Mar 2008 11:13:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.asildil.com/profdrsukru-haluk-akalinla-soylesi/</guid>
		<description><![CDATA[
TÜRK DİL KURUMU BAŞKANI PROF.DR. ŞÜKRÜ HALUK AKALIN’LA SÖYLEŞİ

 - Gençler birkaç bağlaçla (yani, falan oldum gibi) meramlarını anlatmaya çalışıyorlar. Türkçe’yi düzgün konuşma kaygıları da yok. Bu durumu neye bağlıyorsunuz?
Ana dilimiz Türkçe’ye ilgisizliğe, kayıtsızlığa bağlıyorum. Ancak bu kayıtsızlık yalnızca dilimize karşı değil, genel olarak kültür değerlerimize karşı bir ilgisizlik, aldırmazlık, kayıtsızlık söz konusu. İngilizce sözleri bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size: 28pt"><span style="font-size: 28pt; color: #339966"></p>
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt"><strong><span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: 'Comic Sans MS'"><font face="Arial" size="3"><font color="#ff9900" size="5">TÜRK DİL KURUMU BAŞKANI PROF.DR. ŞÜKRÜ HALUK AKALIN’LA SÖYLEŞİ</font></p>
<p></font></span></strong></p>
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt"><strong><span style="font-size: 14pt; color: red; font-family: 'Comic Sans MS'"><font size="3"><font face="Arial"><span> </span>- Gençler birkaç bağlaçla (yani, falan oldum gibi) meramlarını anlatmaya çalışıyorlar. Türkçe’yi düzgün konuşma kaygıları da yok. Bu durumu neye bağlıyorsunuz?</font></font></span></strong><strong><span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS'"></p>
<p><font face="Arial" size="3">Ana dilimiz Türkçe’ye ilgisizliğe, kayıtsızlığa bağlıyorum. Ancak bu kayıtsızlık yalnızca dilimize karşı değil, genel olarak kültür değerlerimize karşı bir ilgisizlik, aldırmazlık, kayıtsızlık söz konusu. İngilizce sözleri bir İngiliz veya bir Amerikalı gibi söylemeye çalışanlar, sınırlı sayıda bildikleri Türkçe sözleri ise Türk gibi değil de bir yabancı gibi söylüyorlar. Söz dağarcıkları da sınırlı olduğu için birkaç sözle konuşuyorlar. Duygularını, düşüncelerini tam olarak ifade edemeyen kişiler, bildikleri birkaç kelimeye de olmadık anlamlar yüklüyorlar ve olur olmaz her yerde bu sözleri kullanıyorlar.</p>
<p></font></span></strong><strong><span style="font-size: 14pt; color: red; font-family: 'Comic Sans MS'"><font face="Arial" size="3">-Gençler içlerindeki güzellikleri dil ile ifade edemiyor.</font></span></strong><font size="3"><font face="Arial"><strong><span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS'"></p>
<p><font face="Arial" size="3">Dilin zayıflamasının psikolojilere de etkisi olacaktır. Dilin anlatım gücünden yararlanamayanların ruh hâline bu durum elbette olumsuz olarak yansıyacaktır. Duygularını anlatamayan genç, &#8220;Beni neden anlamıyorlar, neden anlaşılamıyorum?&#8221; diyerek kabuğuna çekilecektir. Aile içinde sağlıklı ilişkilerin ve iletişimin kurulmasında dilin önemi de ortaya çıkıyor. Ana babaların da dili kullanmaları açısından çocuklarından farksız olduğunu gözlemliyoruz.</p>
<p></font></span></strong></font></font><font face="Arial" size="3"><strong><span style="font-size: 14pt; color: red; font-family: 'Comic Sans MS'">- Türkçe’nin geliştirilmesiyle ilgili projeleriniz var mı?</span></strong></font><strong><span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS'"></p>
<p><font face="Arial" size="3">Üzerinde önemle durduğumuz çalışma Türkçe’nin Temel Söz Varlığı Veri Tabanı Projesidir. Türkçe’nin bütün söz varlığını büyük bir sözlük veri tabanı halinde kullanıma sunacağız. Bu benim hayalimdi. Şimdi TDK”nin amacı haline geldi. Bu veri tabanının içinde neler olacak? Öncelikle, yazı dilimizin sözlüğü Türkçe Sözlük, bu veri tabanında yer alıyor. Türkçe’nin en gelişmiş ve en güncel sözlüğünü ücretsiz olarak hizmete sunduk. Basılı Türkçe sözlüklerin hiçbirinde tetiklemek, derogasyon=ayrıklık, ötelemek gibi sözleri bulamazsınız. Bu sözlükte güncel olaylar sonucunda dilimize giren kelimeler bire bir takip ediliyor. Bu, Türkiye Türkçe sinin en gelişmiş sözlüğüdür. İçinde 100 bini aşan söz, deyim, anlam varlığı bulunuyor.</p>
<p>Temel sözlük veri tabanında, &#8220;Terimler Sözlüğü&#8221; de var. Bütün bilim ve sanat dallarındaki terimler araştırılıyor. Ayrıca Kişi Adları Sözlüğü, Derleme Sözlüğü, Tarama Sözlüğü, Tarihsel Türkçe Sözlük ve Türk Lehçelerindeki Sözler olmak üzere 7 ayrı bölüm altında geniş bir içeriğe sahip olacak. Bu veri tabanı aracılığı ile elektronik ortamda insanlar istedikleri kelimenin Türkçe’de gelmiş geçmiş bütün dönemlerde ve mimarlık, sanat tarihi gibi bütün alanlarda ne gibi anlamlarda kullanıldığını öğrenebilecekler. Bu projemiz 2007&#8243;de tamamlanmış olacak.</p>
<p></font></span></strong><strong><span style="font-size: 14pt; color: red; font-family: 'Comic Sans MS'"><font face="Arial" size="3">- Türkçe&#8221;ye girmiş yabancı kelimelere karşılık olarak Türkçe kelime üretmek doğru mu? </font></span></strong><strong><span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS'"></p>
<p><font face="Arial" size="3">Türk Dil Kurumu olarak dilimizin söz varlığına katılmış, yaygınlaşmış ve Türkçeleşmiş yabancı kökenli sözlere karşılık türetmekten çok dilimize girmek üzere olan sözlere karşılıklar buluyoruz. Anchorman, arboretum, derogasyon, metroseksüel gibi toplumumuzun yeni karşılaştığı kavramlara karşılıklar buluyoruz.</p>
<p></font></span></strong><strong><span style="font-size: 14pt; color: red; font-family: 'Comic Sans MS'"><font face="Arial" size="3">- Edebiyat dili anlamında Türkçe yetersiz mi? </font></span></strong><strong><span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS'"></p>
<p><font face="Arial" size="3">Türkçe, tarihinin her döneminde edebiyat dili olmuştur. Bizim ilk yazılı kaynağımız Orhun Yazıtları, Türk edebiyatının söylev türündeki en büyük eserlerimizden biridir. Türkçe asla yetersiz değildir. Türkçe’nin gücünden haberdar olmayan, Türkçe’nin söz varlığından bîhaber kişilerin dili yetersizdir.</font></span></strong></p>
<p></span></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.asildil.com/profdrsukru-haluk-akalinla-soylesi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>
